Mevlana Muhammed Sıddık Haşimi


بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحيمِ

Bismillahirrahmanirrahim

Kutbüzzaman Sultanül Arifin Eş Şeyh Es Seyyid Muhammed Sıddık Haşimi bin Bekir Bin Sıddık Bin Bekir Bin Mehmed, Hicri 1328, Miladi 1912 Yılında Kırşehir’in Çiçekdağı İlçesine Bağlı Büyükteflek Köyünde Doğdu.

Dedesi Sıddık Efendi, Sarı Danişmend (küreciyan) Türkmen Aşireti, Sıddıklı Obasının Sarı Çoban Cemaatına Bağlı Sıddıklar Sülalesinden İdi. Babaanneleri Meryem Hanımefendi, Karakeçili Türkmen Aşiretinden Zamanının Kutbuazamı Olan Hamza Efendi’nin Torunuydu. Ayrıca, Muhterem Anneleri Esme Hanımefendiler De Seyyid Ebul Kasım Saltuk Tarafından Kurulan  saltuklu Türk Devleti Bakiyesi Mamalu Türkmen Aşiretinden Mamalu Osman Efendi’nin Torunu, Ali Efendi İle Ayşe Hanım’ın Kızıdır.

Sıddık Efendi Hazretlerinin Babası Seyyid Bekir Efendi, Büyükteflek Köyü Kethüdası Olarak Devlet Görevi Yapmakta İken 1921 Yılında, Ülke Genelinde otorite Boşluğu Nedeniyle Ortaya Çıkmış Olan eşkıyalardan Çiçekdağı Havalisinde Eşkıyalık Yapan Bir Grubun Saldırısına Uğramış Ve Onlar Tarafından Şehit Edilmiştir

(Gerçek Bir Mümin Ve Yiğit Bir İnsan Olan Bekir Efendi, Yolunu Kesip Etrafını Çeviren Eşkıyalardan İki Rekat Namaz Kılıp Dua Ettikten Sonra Kötüniyetlerini İcra Etmelerini istemiş, Kendi Köyünden Olan Elebaşılarının Bu Talebe Karşı Sessiz Kalması Üzerine Atından İnerek Kıbleye Yönelmiş Ve Namaza Durmuştur. Bu Yalan Dünyada Son Namazını Kılan ve Allahü Teala’ya Dua Eden Bekir Efendi Kıbleye Yönelmiş Bir Halde İken Zalim Ve Cahil eşkıyalar Tarafından Şehit Edilmiştir. Bekir Efendi’nin Şehit Edilmesi kendisini Çok Seven Ve Saygı Duyan Yöre Halkını Derinden Etkilemiştir. Eşkıya Grubunun Kendi Köyünden Olan Elebaşısı İse, Bu Olaydan Kısa Bir Süre Sonra Kendisini Çok Seven O Bölgedeki Görevli Yüzbaşı Tarafından Vurularak Öldürülmüştür. bu Eşkıyanın, kendisinden Sonra Hayatta Kalan Tek Oğlu Da Uzun Zaman geçmeden öldüğü İçin, hem Soyu Kesilmiş Hem De Evi-Ocağı dağılmıştır. Öyle Ki, eşkıyanın Virane Haline Gelen Evi Bir Süre Köyün Helası Olarak Kullanılmıştır. Sonraları Bu Olay, Hem Büyükteflek Köyü’nde Hem De Civar Köylerde İlahi Adaletin Bir Tecellisi Olarak Değerlendirilmiş Ve Anlatılagelmiştir).

Bekir Efendi’nin Şehadeti Sonrasında Esma Hatun, Henüz 20 Yaşlarında Olan Büyük Oğlu Haşim Efendi Ve Diğer 6 Küçük Çocuğu İle Birlikte Garip Kalmış Ve O Çileli Yıllarda Bin Bir Zahmet Ve Meşakkatle Çocuklarını Büyütmüştür. Sıddık Efendi’nin Çocukluk Yılları, Kardeşleri Haşim, Hüseyin Hüsnü, Süleyman Sırrı, Mehmed Emin Ve Hanefi Efendiler Ve Nuriye Hatun İle Birlikte Büyükteflek Köyünde Geçmiştir.

Sıddık Efendi De Diğer Kardeşleri Gibi İlk Eğitimini Köyünde Almıştır. Sonraki Yıllarda Sıddık Efendi Ve Memur Olan Bazı Kardeşleri Baba Ocaklarından Ayrılarak Çiçekdağı Ve Bitişik-Komşu İlçe Olan Yozgat’ın Yerköy İlçesine Yerleşmiştir.

Sıddık Efendi Hazretleri, Evliliğini Memleketinin Köklü Bir Ailesinden Gelen Kezban Hanımefendi İle Yapmıştır. Sıddık Efendi Ve Kezban Hanımefendi’nin Bu Evlilikten Ali, Muzaffer, Selami, Necati, Ahmet İle 1 Yaşında Vefat Eden Mesut İsminde Oğulları Olmuştur. Ayrıca Münevver İsmindeki İlk Kızları 9 Aylıkken Vefat Edince, Yeni Doğan İkinci Kızlarına Da Münevver İsmini Vermişlerdir. Kızları Bu İkinci Münevver De, Maalesef, 6 Yaşında Vefat Etmiştir. Ancak, Allahü Teala Hazretleri Kendilerine Bir Kız Evlat Daha Vermiş Ve Sıddık Efendi Bu Kızının İsmini De “münevver” Koymuştur.

Sıddık Efendi, Yerköy’de Manifatura Dükkanı Açmış Ve Uzun Yıllar Manifaturacılık Yaparak Hayatını İdame Ettirmiştir. Bir Dönem Ankara’ya Taşınan Ve Orada Birkaç Yıl  kalan Sıddık Efendi, Meslek Hayatının Geri Kalan Kısmını Yerköy’de Geçirmiştir.

Sıddık Efendi Hazretleri, Küçük Yaşlarından İtibaren Büyük Bir Aşkla İlim Öğrenmeye Çalışmıştır. Gençlik Döneminde Kayseri’ye Giderek Oradaki Alimlerden Medrese Eğitimi Almış Ve Dini İlimleri Öğrenmiştir. Osmanlıca Bilen Ve Günlük Yaşamında Kullanan Sıddık Efendi, Ayrıca, Yörede ‘şekerci Hoca’ Olarak Bilinen Şemseddin Efendi’den Arapça Dersleri De Almıştır.

Sıddık Efendi Hazretleri , Zahiri İlimlerle Meşgul Oldukları Dönemde Ve 18 Yaşlarında İken Kırşehir’in Mahsen Köyünde Yaşayan Ve İnsanları İrşad Etmekte Olan mahsenli Ali Efendi’ye İntisap Etmiştir. mahsenli Ali Efendi Hazretleri, Kısa Sürede Sevgisini Kazanıp Himmetlerine Erişen Ve Manevi Kemalatını Tamamlayan Sıddık Efendi’ye Halifelik Vermiş, yerköy Ve Çiçekdağı Havalisinde İnsanları İrşad İle Vazifelendirmiştir.

Sıddık Efendi, Derin Bilgisi, Etkileyici Hitabeti, Büyük Ufku Ve Bitmez Şevki İle Çok Önemli Ve Anlamlı hizmetler Yapmış Ve İnsanların Gönüllerini Fethetmiştir. Yerköy’de Başlıca Sanayi camii olmak Üzere, Çeşitli Camilerde Fahri İmam Hatiplik De Yapan Sıddık Efendi Birleştirici Bir Din Ve Gönül Adamı Olmuş; Çevredeki Sünni Ve Alevi Köylerinde İnsanların Aralarını Bulmuş, Dargınlıkları Gidermiş Ve Müminlerin Kardeş Olduğunu Hayatı Boyunca Çeşitli Vesilelerle Ve En Güzel Bir Şekilde İfade Etmeye Çalışarak Huzur Ve Barışın Tesisi İçin Gayret Sarf Etmiştir.

Vefat Edinceye Kadar, Yılmaz Bir İnsan Olarak Çalışmış Ve Sayısız Hayır İşinin Başlanıp Bitirilmesine Vesile Olmuştur. Öyle Ki, Çevredeki Birçok Cami Ve Mescidin Yapılmasında Bizatihi Hizmetlerde Bulunmuş, Fakir Ve Yetim Gençlerin Evlendirilmesinde, Evi Olmayanlara Ev Yaptırılmasında Ve İşi Olmayanlara İş Bulunmasında Öncülük Yapmışlardır.

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nda Yerköy’den Demiryoluyla Geçmekte İken Yerköy İstasyonunda Duraklayan Askeri Birliklerimiz Halk Tarafından Büyük Bir Coşkuyla Karşılanmış Ve Sıddık Efendi Hazretleri Bir Tankın Üzerine Çıkartılarak Kendisinden İlçe Halkına Hitap Etmesi İstenmiştir. Sıddık Efendi Hazretlerinin Gönülden Gelen, Ruhlara Ve Akıllara Hitabeden Konuşmaları Hem Kahraman Askerlerimizi Hem De Tüm Yerköy Halkını Gözyaşlarına Boğmuştur.. Kendilerinin Bu Konuşması Halen Yöre Halkının Hafızalarında Yerini Korumaya Devam Etmektedir..

Dualarıyla Sayısız İnsanın Sağlığına Kavuşmasına Vesile Olan, Yaşlı, Genç, Hatta Çocuk Herkesin Gönlünü Kazanan Sıddık Efendi, Tam Bir Gönül Ve Maneviyat Eri Olarak Tertemiz Ve Hizmet Dolu Bir Hayat Sürmüştür. Keşif Ve Keramet Sahibi Velilerin En Büyüklerinden Biri Ve Zamanının Da Kutbu Olan Sıddık Efendi, Miladi 16 Kasım 1988, Hicri 6 Rebiülahir 1409 Tarihinde, Kendisini Sevenleri Üzüntü İçerisinde Bırakarak, En Büyük Dostu Rahman’a Kavuşmuştur.. Mübarek Naaşları Yerköy Şehir Mezarlığındaki Aile Kabristanına Defnedilmiştir.

Kendilerinden Sonra, Çiçekdağı Eski Müftülerinden Hasan Basri Efendi, “ Yerköy Yerköy Olalı Böyle Bir Allah Dostu Görmedi ” Şeklinde Duygularını İfade Etmiştir… ruhları Şad Olsun, Allahü Teala Hazretleri Şefaatlerinden Bizleri Mahrum Eylemesin!. Amin..

Kaynak: http://siddikefendi.wordpress.com

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: